Dr. Nil Sarıçiçek, çocukluk dönemindeki dinamiklerin ve çocuk cinsiyetinin ebeveyn sağlığı üzerindeki etkilerine odaklanan bilimsel çalışmaları değerlendirdi. Polonya ve Norveç merkezli araştırmalar, kız çocuklarının babaların ömrüyle, erkek çocuk sayısının ise annelerin kardiyovasküler sağlığıyla ilişkili olabileceğini ortaya koyarken, uzmanlar bu verilerin çok yönlü biyolojik ve sosyal süreçleri işaret ettiğini vurguluyor.
Polonya’nın kırsal kesiminde 2006 yılında yapılan bir araştırmada, ailedeki her kız çocuğunun babanın ömrünü ortalama 74 hafta uzattığı tespit edildi. Aynı çalışmada çocuk sayısındaki artışın annelerin yaşam süresiyle ters orantılı olduğu kaydedilse de daha geniş çaplı nüfus çalışmalarında bu sonuçlar aynı doğrultuda yinelenmedi.
Fonksiyonel tıp alanında çalışan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nil Sarıçiçek, sağlıklı ömrün temellerinin erken yaşlarda atıldığına dikkat çekiyor.
Uzun ve sağlıklı yaşamın temellerinin çocuklukta atıldığını ve pek çok farklı parametrenin bunda etken olduğunu belirtiyor.
Uyku düzeni
Beslenme alışkanlıkları
Fiziksel aktivite
Bağırsak mikrobiyotası
Metabolik sağlık
Stres yanıtı ve duygusal regülasyon
Sosyal ilişkiler ve çevresel maruziyetler
Duygusal Destek ve Kuşaklar Arası Sağlık Etkileşimi
Kuşaklar arası aktarılan psikolojik dayanıklılık ve erişkinlik döneminde kurulan duygusal bağlar, ebeveyn sağlığında önemli parametreler arasında gösteriliyor. Çin ve Tayvan’da gerçekleştirilen araştırmalar, geleneksel beklentilere karşın erkek çocuk desteğinin ebeveyn ölüm oranlarında belirgin bir koruma sağlamadığını, kız çocuklarının sunduğu kişilerarası desteğin ise daha belirgin faydalar barındırabileceğini tartışıyor.
Norveç’te 2017 senesinde yüz binlerce ebeveyn verisi incelenerek yürütülen geniş ölçekli kayıt araştırmasında, erkek çocuk sayısının fazlalığı annelerde kardiyovasküler mortalite ile ilişkili bulundu. Babaların kardiyovasküler risklerinde ise çocuk cinsiyetine bağlı anlamlı bir değişim gözlenmedi.
Dr. Nil Sarıçiçek bu verilerin “erkek çocuk annesinin ömrünü kısaltır” gibi basit bir sonuç çıkarmak için değil; çocuk cinsiyeti, gebelik, maternal fizyoloji ve uzun dönem sağlık arasındaki karmaşık ilişkiyi araştırmaya devam etmemiz gerektiğini gösterdiğini belirtti.

